5.8

Salò, or the 120 Days of Sodom

Salò o le 120 giornate di Sodoma

  • Fragman
  • Full HD İzle
  • Yedek Sunucu
Kaynaklar
Salò, or the 120 Days of Sodom posteri
5.8

Salò, or the 120 Days of Sodom

Salò o le 120 giornate di Sodoma

  • Yapım Yılı 1975
  • Film Süresi 117 dk
  • Ülke Italy, France
  • Film Dili Türkçe Dublaj ve Altyazı
KategoriDram
II. Dünya Savaşı İtalya'sında, dört faşist sapık, dokuz ergen kız ve erkeği toplayarak onlara 120 gün boyunca işkence eder.

Hakkında Salò, or the 120 Days of Sodom

Pier Paolo Pasolini'nin 1975 yapımı 'Salò veya Sodom'un 120 Günü', sinema tarihinin en tartışmalı ve rahatsız edici filmlerinden biri olarak kabul edilir. Faşizmin ve mutlak iktidarın doğasını Marquis de Sade'ın yazıları üzerinden sert bir alegoriyle ele alan film, II. Dünya Savaşı'nın sonlarındaki İtalya'da geçer. Dört faşist yargıç, bankacı, dük ve piskopos, dokuz genç kız ve erkeği bir malikaneye kapatarak onlara 120 gün boyunca sistematik fiziksel, cinsel ve psikolojik işkence uygular. Pasolini, bu şiddet ve aşağılama ayinlerini, izleyiciyi rahatsız etmek ve otorite, itaat, haz ve gücün yozlaşmış ilişkisi üzerine düşündürmek için bir araç olarak kullanır. Oyunculuklar, soğuk ve mesafeli bir şekilde sunulur, bu da şiddetin mekanik ve bürokratik doğasını vurgular. Yönetmen, filmi geleneksel bir anlatıdan ziyade, Dante'nin 'İlahi Komedya'sına atıfta bulunan bir daireler yapısı (Cehennem, Tufan, Dışkı) içinde sunar. Görsel olarak sert ve genellikle dayanılmaz olsa da, 'Salò' estetik bir titizlikle çekilmiştir; güzel kompozisyonlar ve renkler, içerdiği iğrenç eylemlerle kasıtlı bir tezat oluşturur. Pasolini, filmi tamamladıktan kısa bir süre sonra gizemli koşullarda öldü, bu da filmin mirasını daha da karmaşık hale getirdi. İzlenmesi kolay bir film değildir ve geniş bir izleyici kitlesine hitap etmez. Ancak, 20. yüzyılın siyasi şiddetini ve insan doğasının karanlık yönlerini anlamak isteyenler, sanatın sınırlarını zorlayan bu cesur, düşündürücü ve sarsıcı çalışmayı izlemelidir. Film, izleyiciyi edilgen bir tüketici olmaktan çıkarıp, şahit olmaya ve bu temsil edilen kötülüğün toplumsal yansımalarını sorgulamaya zorlar.